Yürütücü İşlevler
Dikkat, dürtüsellik ve planlama çalışmaları; göreve başlama, işi sürdürme, yönerge takibi, bekleme, zaman kullanımı ve öz denetim becerilerini ele alır.
Randevu İçin Araİletişim
Bu alan, başvuru nedenine ve yaş dönemine göre görüşme sürecinde ayrıntılı biçimde ele alınabilir.
Bu alan, başvuru nedenine ve yaş dönemine göre görüşme sürecinde ayrıntılı biçimde ele alınabilir.
Bu alan, başvuru nedenine ve yaş dönemine göre görüşme sürecinde ayrıntılı biçimde ele alınabilir.
Bu alan, başvuru nedenine ve yaş dönemine göre görüşme sürecinde ayrıntılı biçimde ele alınabilir.
Bu alan, başvuru nedenine ve yaş dönemine göre görüşme sürecinde ayrıntılı biçimde ele alınabilir.
Bu alan, başvuru nedenine ve yaş dönemine göre görüşme sürecinde ayrıntılı biçimde ele alınabilir.
Bu başlıkta amaç, tek bir belirtiyi veya davranışı etiketlemek yerine günlük yaşamın bütününü anlamaktır. Dikkat, dürtüsellik ve planlama becerileri söz konusu olduğunda özellikle göreve başlama, işi sürdürme ve zamanı kullanma gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında bekleme ve dürtü kontrolü başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.

Her çocuk, ergen ve aile kendi yaşam düzeni, güçlü yönleri ve zorlandığı alanlarla birlikte değerlendirilmelidir. Dikkat, dürtüsellik ve planlama becerileri söz konusu olduğunda özellikle işi sürdürme, zamanı kullanma ve bekleme ve dürtü kontrolü gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında yönerge takibi başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.

Danışmanlıkta ilk adım, yaşanan güçlüğü yalnızca sonuçlarıyla değil ortaya çıktığı koşullarla birlikte ele almaktır. Dikkat, dürtüsellik ve planlama becerileri söz konusu olduğunda özellikle zamanı kullanma, bekleme ve dürtü kontrolü ve yönerge takibi gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında öz denetim başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.
Gözlem, rutin ve günlük yaşam örnekleri üzerinden somutlaştırılır.
Hedefler küçük, anlaşılır ve izlenebilir adımlara dönüştürülür.
Gözlenen davranışın ne zaman başladığı, hangi ortamlarda arttığı ve günlük işlevselliği nasıl etkilediği sürecin önemli parçalarıdır. Dikkat, dürtüsellik ve planlama becerileri söz konusu olduğunda özellikle bekleme ve dürtü kontrolü, yönerge takibi ve öz denetim gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında göreve başlama başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.

Bu başlıkta amaç, tek bir belirtiyi veya davranışı etiketlemek yerine günlük yaşamın bütününü anlamaktır. Dikkat, dürtüsellik ve planlama becerileri söz konusu olduğunda özellikle yönerge takibi, öz denetim ve göreve başlama gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında işi sürdürme başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.

Her çocuk, ergen ve aile kendi yaşam düzeni, güçlü yönleri ve zorlandığı alanlarla birlikte değerlendirilmelidir. Dikkat, dürtüsellik ve planlama becerileri söz konusu olduğunda özellikle öz denetim, göreve başlama ve işi sürdürme gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında zamanı kullanma başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.
Gözlem, rutin ve günlük yaşam örnekleri üzerinden somutlaştırılır.
Hedefler küçük, anlaşılır ve izlenebilir adımlara dönüştürülür.
Danışmanlıkta ilk adım, yaşanan güçlüğü yalnızca sonuçlarıyla değil ortaya çıktığı koşullarla birlikte ele almaktır. Dikkat, dürtüsellik ve planlama becerileri söz konusu olduğunda özellikle göreve başlama, işi sürdürme ve zamanı kullanma gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında bekleme ve dürtü kontrolü başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.

Gözlenen davranışın ne zaman başladığı, hangi ortamlarda arttığı ve günlük işlevselliği nasıl etkilediği sürecin önemli parçalarıdır. Dikkat, dürtüsellik ve planlama becerileri söz konusu olduğunda özellikle işi sürdürme, zamanı kullanma ve bekleme ve dürtü kontrolü gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında yönerge takibi başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.

Bu başlıkta amaç, tek bir belirtiyi veya davranışı etiketlemek yerine günlük yaşamın bütününü anlamaktır. Dikkat, dürtüsellik ve planlama becerileri söz konusu olduğunda özellikle zamanı kullanma, bekleme ve dürtü kontrolü ve yönerge takibi gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında öz denetim başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.
Gözlem, rutin ve günlük yaşam örnekleri üzerinden somutlaştırılır.
Hedefler küçük, anlaşılır ve izlenebilir adımlara dönüştürülür.
Her çocuk, ergen ve aile kendi yaşam düzeni, güçlü yönleri ve zorlandığı alanlarla birlikte değerlendirilmelidir. Dikkat, dürtüsellik ve planlama becerileri söz konusu olduğunda özellikle bekleme ve dürtü kontrolü, yönerge takibi ve öz denetim gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında göreve başlama başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.

Ankara / Yenimahalle'de randevu, ön görüşme ve uygun çalışma biçimi hakkında bilgi almak için iletişime geçebilirsiniz.
0501 016 02 40 WhatsApp