Bilgi Merkezi
Çocuklarda ekran kullanımı konusunda süre, içerik, uyku, günlük rutin, ebeveyn modeli, sınır koyma ve ekran geçişlerinde yaşanan çatışmalar için pratik bilgiler.
Randevu İçin Araİletişim
Bu alan, başvuru nedenine ve yaş dönemine göre görüşme sürecinde ayrıntılı biçimde ele alınabilir.
Bu alan, başvuru nedenine ve yaş dönemine göre görüşme sürecinde ayrıntılı biçimde ele alınabilir.
Bu alan, başvuru nedenine ve yaş dönemine göre görüşme sürecinde ayrıntılı biçimde ele alınabilir.
Bu alan, başvuru nedenine ve yaş dönemine göre görüşme sürecinde ayrıntılı biçimde ele alınabilir.
Bu alan, başvuru nedenine ve yaş dönemine göre görüşme sürecinde ayrıntılı biçimde ele alınabilir.
Bu alan, başvuru nedenine ve yaş dönemine göre görüşme sürecinde ayrıntılı biçimde ele alınabilir.
Bu başlıkta amaç, tek bir belirtiyi veya davranışı etiketlemek yerine günlük yaşamın bütününü anlamaktır. Çocuklarda ekran kullanımı söz konusu olduğunda özellikle yaşa uygun süre ve rutin, içerik niteliği ve uyku öncesi ekran gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında ebeveyn modeli başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.

Her çocuk, ergen ve aile kendi yaşam düzeni, güçlü yönleri ve zorlandığı alanlarla birlikte değerlendirilmelidir. Çocuklarda ekran kullanımı söz konusu olduğunda özellikle içerik niteliği, uyku öncesi ekran ve ebeveyn modeli gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında ekran kapatma geçişleri başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.

Danışmanlıkta ilk adım, yaşanan güçlüğü yalnızca sonuçlarıyla değil ortaya çıktığı koşullarla birlikte ele almaktır. Çocuklarda ekran kullanımı söz konusu olduğunda özellikle uyku öncesi ekran, ebeveyn modeli ve ekran kapatma geçişleri gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında ekran dışı etkinlikler başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.
Gözlem, rutin ve günlük yaşam örnekleri üzerinden somutlaştırılır.
Hedefler küçük, anlaşılır ve izlenebilir adımlara dönüştürülür.
Gözlenen davranışın ne zaman başladığı, hangi ortamlarda arttığı ve günlük işlevselliği nasıl etkilediği sürecin önemli parçalarıdır. Çocuklarda ekran kullanımı söz konusu olduğunda özellikle ebeveyn modeli, ekran kapatma geçişleri ve ekran dışı etkinlikler gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında yaşa uygun süre ve rutin başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.

Bu başlıkta amaç, tek bir belirtiyi veya davranışı etiketlemek yerine günlük yaşamın bütününü anlamaktır. Çocuklarda ekran kullanımı söz konusu olduğunda özellikle ekran kapatma geçişleri, ekran dışı etkinlikler ve yaşa uygun süre ve rutin gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında içerik niteliği başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.

Her çocuk, ergen ve aile kendi yaşam düzeni, güçlü yönleri ve zorlandığı alanlarla birlikte değerlendirilmelidir. Çocuklarda ekran kullanımı söz konusu olduğunda özellikle ekran dışı etkinlikler, yaşa uygun süre ve rutin ve içerik niteliği gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında uyku öncesi ekran başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.
Gözlem, rutin ve günlük yaşam örnekleri üzerinden somutlaştırılır.
Hedefler küçük, anlaşılır ve izlenebilir adımlara dönüştürülür.
Danışmanlıkta ilk adım, yaşanan güçlüğü yalnızca sonuçlarıyla değil ortaya çıktığı koşullarla birlikte ele almaktır. Çocuklarda ekran kullanımı söz konusu olduğunda özellikle yaşa uygun süre ve rutin, içerik niteliği ve uyku öncesi ekran gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında ebeveyn modeli başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.

Gözlenen davranışın ne zaman başladığı, hangi ortamlarda arttığı ve günlük işlevselliği nasıl etkilediği sürecin önemli parçalarıdır. Çocuklarda ekran kullanımı söz konusu olduğunda özellikle içerik niteliği, uyku öncesi ekran ve ebeveyn modeli gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında ekran kapatma geçişleri başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.

Bu başlıkta amaç, tek bir belirtiyi veya davranışı etiketlemek yerine günlük yaşamın bütününü anlamaktır. Çocuklarda ekran kullanımı söz konusu olduğunda özellikle uyku öncesi ekran, ebeveyn modeli ve ekran kapatma geçişleri gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında ekran dışı etkinlikler başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.
Gözlem, rutin ve günlük yaşam örnekleri üzerinden somutlaştırılır.
Hedefler küçük, anlaşılır ve izlenebilir adımlara dönüştürülür.
Her çocuk, ergen ve aile kendi yaşam düzeni, güçlü yönleri ve zorlandığı alanlarla birlikte değerlendirilmelidir. Çocuklarda ekran kullanımı söz konusu olduğunda özellikle ebeveyn modeli, ekran kapatma geçişleri ve ekran dışı etkinlikler gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında yaşa uygun süre ve rutin başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.

Ankara / Yenimahalle'de randevu, ön görüşme ve uygun çalışma biçimi hakkında bilgi almak için iletişime geçebilirsiniz.
0501 016 02 40 WhatsApp